Boşanma Davalarında Tanık İfadeleri

  • Yayınlayan: İbrahim Tuğ
  • Tarih: 26.12.2018

 

BOŞANMA DAVASINDA TANIK İFADELERİ

 

            Boşanma sebebi hangi hukuki sebebe dayanırsa dayansın, bir boşanma davasındaki en önemli delillerden biri de Tanık İfadeleridir. Karı-koca arasında geçen bir evlilik hayatına en yakın şahit olabilecek insanlar tarafların  aile fertleri- yakın arkadaş çevresi-akrabalar gibi kimselerden oluşmaktadır. Boşanma davalarında da yüksek muhtemel en kuvvetli delil olarak tanık ifadeleri yer teşkil etmektedir. Bir ticari davaya nazaran, boşanma davalarında evrak, belgeyle kanıt yerine tanık ifadeleri daha fazla hükme esas alınmaktadır. Tanık ifadelerinin ne derece önemli olduğu Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2018/2301 Esas 2018/11235 Karar sayılı kararında da görülmektedir. Kocanın Zina sebebine dayalı açtığı boşanma davasında, davalı kadının tanıklarının dinlenmediği gerekçesiyle Yargıtay ilgili mahkeme kararını bozmuştur.

 

  1. Hukuk Dairesi         2018/2301 E.  ,  2018/11235 K.
  •  

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; bozulmasına dair Dairemizin 04/04/2017 gün ve 2016/9385-2017/3791 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğin zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının kabulüne, davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiş, Dairemizin 04/04/2017 tarihli ilamı ile; davacı-karşı davalı erkeğin zina hukuki sebebine dayalı davası olmadığı gibi bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah da bulunmadığı, bu durumda, erkeğin davasının evlilik birliğinin sarsılması (TMK m. 166/1-2) hukuki sebebine dayalı olduğu, delillerin bu çerçevede değerlendirilerek, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi gereğince kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği belirtilmiştir. Ancak, toplanan delillerden erkek tarafından evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olarak açılan davanın ıslah ile zina hukuki sebebine dönüştürüldüğü, kadının her iki davayı da temyiz ettiği, kadının temyiz dilekçesinde eksik incelemeye dayalı karar verildiği itirazında bulunduğu, kadının ikinci cevapta bildirdiği, açıkça da dinlenilmesinden vazgeçmediği tanıklarının dinlenilmediği gibi yine kadının delil olarak dayandığı … Asliye Ceza Mahkemesine ait 2015/194 esas sayılı ceza dosyasının da incelenmediği anlaşılmıştır (HMK m.26). Açıklanan sebeple kadının dinlenilmesinden açıkça vazgeçmediği tanıkları Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 243. ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun olarak çağrılıp dinlenilerek ve ceza dosyası da incelenerek tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hukuki dinlenilme hakkına aykırı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan sebeple davacı-karşı davalı kadının karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne, Dairemizin 04/04/2017 gün ve 2016/9385 esas, 2017/3791 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün açıklanan sebeple değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri uyarınca davacı-karşı davalının karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne, Dairemizin 04/04/2017 gün ve 2016/9385 esas, 2017/3791 karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda gösterilen değişik gerekçe ile BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 17.10.2018(Çrş.)

 

Etiketler
İbrahim Tuğ

1991 Nevşehir Doğumludur. Lise eğitimini Nevşehir’de tamamlamış, 2014 yılında Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2014 yılında İngiltere, Brighton Euro Center’da İngilizce eğitimi almıştır. 2015 yılında Ankara Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. Halen Kırıkkale Üniversitesi Kamu Hukuku alanında Yüksek Lisans yapmaktadır.