İfade Verirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Yayınlayan: İbrahim Tuğ
  • Tarih: 28.08.2018

 Ceza yargısı iki aşamadan oluşmaktadır. Bu sürecin ilki soruşturma aşaması ikincisi de mahkeme süreci olan kovuşturmadır. Soruşturma sürecinde mağdur veya şikayetçi tarafından adli makamlara şikayet edilen kişi şüphelidir. Mağdur soruşturma sürecinin başlaması için şikayetini Savcılığa yapabileceği gibi kolluk kuvvetlerine de yapabilmektedir. Bu süreçte şikayet edilen şüphelinin ifadesi kolluk kuvvetlerince alınabileceği gibi gerekli şartların oluşması hainde Cumhuriyet Savcısı tarafından da alınabilmektedir. Ancak kovuşturma sürecinde şüphelinin ifadesi kolluk kuvvetleri tarafından alınamaz, adli makamlarca alınması gerekmektedir. Ayrıca suça sürüklenen çocuğun ifadesi soruşturma aşamasında da kolluk kuvvetleri tarafından değil, Cumhuriyet Savcısı tarafından alınmaktadır. İfade verilirken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi şüphelinin yazılı ifade vermesidir. Şüpheli çağrı davetiyle ifade vermeye çağrıldığı zaman gitmemesi halinde zorla getirilme kararı ile karşı karşıya kalabilir. Çağrı daveti üzerine ifade vermeye giden şüpheli susma hakkına sahiptir ancak kimlik bilgileri kendisine sorulduğunda susma hakkı kimlik bilgilerini vermesini engellemez ve gerçeğe aykırı kimlik bilgisi verildiği zaman bu husus suç teşkil edecektir.

İfade verilirken dikkat edilmesi gereken hususlardan bir tanesi de şüphelinin heyecana kapılarak karmaşık bir şekilde sorulara cevap vermesi yerine sakinliğini koruyarak sorulara basit cevaplar vermesi gerekmektedir. İlgili kanun hükmü uyarınca ifade alınırken en fazla 3 avukat bulunabilecektir. Kural olarak müdafii avukat soruşturma sırasında evrakları serbestçe inceleyebilir. Ancak soruşturmayı yürüten savcı, hakimden gizlilik kararı alınmasını talep edebilir.

İFADE VERİRKEN AVUKATIN ÖNEMİ

Şüpheli için ifade verirken ceza avukatının önemi şu noktada ortaya çıkmaktadır ki soruşturma neticesinde kovuşturmaya gerek olmadığına dair kararın çıkmaması halinde geçilecek olan ceza davası sürecinin sanık mahkumiyete mahkum edilebilir. Ceza davası verilecek olan yaptırım kararı, adli para cezası olabileceği gibi hapis infaz cezası da olabilir. Kimse suçsuz durumda bu yaptırımlarla karşı karşıya kalmamak isteyeceğinden soruşturmada ifade verilmesinden itibaren kovuşturmanın sonucuna yani hükme kadar hukuki sürecin avukat eşliğinde yönetilmesi masumlar için hayati önem taşımaktadır.

Etiketler
İbrahim Tuğ

1991 Nevşehir Doğumludur. Lise eğitimini Nevşehir’de tamamlamış, 2014 yılında Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2014 yılında İngiltere, Brighton Euro Center’da İngilizce eğitimi almıştır. 2015 yılında Ankara Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. Halen Kırıkkale Üniversitesi Kamu Hukuku alanında Yüksek Lisans yapmaktadır.