İş Kazasından Kaynaklı Tazminat Davası

  • Yayınlayan: İbrahim Tuğ
  • Tarih: 31.12.2018

Ülkemizde sıkça yaşanan iş kazalarında en çok mağdur olan taraf işçidir. Yaşanılabilecek bir iş kazasında işçi hem vücut bütünlüğünü kaybedebilir hem de iş gücü kaybı yaşayacağı için gelecekte çalışma gücünü kaybedebilir. Bu sebeplerden dolayı bir işçinin iş kazası yaşamasından sonra açacağı maddi-manevi tazminat talepli davalarda işçinin iş gücü kaybı oranının bilirkişi marifetiyle tespit ettirilip, yapılan tespite göre tazminat miktarının hesaplanması gerekecektir. İşçinin iş kazası yaşadıktan sonra yine aynı geliri hatta daha fazla geliri elde ediyor olması, tazminat talep etme hakkını ortadan kaldırmamaktadır. Bu tip davalarda önemli olan husus iş kazasına uğrayan işçinin iş gücü kaybına uğramış olmasıdır.

 

21. Hukuk Dairesi         2015/22433 E.  ,  2016/3973 K.


Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, sigortalının iş kazası sonucu uğradığı sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi zararlarınıngiderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karar gerekçesinde maddi tazminatın reddine karar vermek gerektiği belirtilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Yasasının 49. maddesi hükmüne göre “kusurlu veya hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Aynı Yasanın 54. maddesinde bedensel zararlar; “tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” olarak sayılmıştır. Bu durumda iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremez durumuna gelen sigortalı, bu iş gücü kaybı nedeniyle cismani zarara uğramıştır. Sigortalının bedensel zararı nedeniyle olay tarihinden itibaren ölene kadar bu efor kaybının neden olduğu maddi zararının giderilmesi gerekir. Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı sonrası daha yüksek ücretle iş bulması veya aynı işine devam ediyor ve aynı ücreti elde ediyor olması bedensel zararının bulunmadığı anlamına gelmez.
Sonuç olarak; sigortalı iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremez durumuna düşmüşse açacağı maddi tazminat davası ile bedensel zararının giderilmesini isteyebilecektir.
Somut olayda, dava konusu iş kazaı nedeniyle davacıda % 5,3 oranında sürekli işgöremezlik oranı tespit edilmesine ve davacının bu işgücü kaybı nedeniyle maddi tazminat talep etmiş olmasına rağmen herhangi somut bir gerekçeye dayandırılmadan ve sadece gerekçede belirtilerek maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiğinin belirtilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; davacıda meydana gelen iş gücü kaybı nedeniyle hesaba ilişkin bilirkişi raporu aldırılarak dosyadaki diğer delilller bir arada değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 10.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Etiketler
İbrahim Tuğ

1991 Nevşehir Doğumludur. Lise eğitimini Nevşehir’de tamamlamış, 2014 yılında Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2014 yılında İngiltere, Brighton Euro Center’da İngilizce eğitimi almıştır. 2015 yılında Ankara Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. Halen Kırıkkale Üniversitesi Kamu Hukuku alanında Yüksek Lisans yapmaktadır.