İş Verenin İş Akdinden Doğan Borçları

  • Yayınlayan: İbrahim Tuğ
  • Tarih: 28.08.2018

İşverenin, iş akdinden doğan genel anlamda 4 çeşit borcu vardır. Bunlar; ücret ödeme borcu, işçiyi gözetme borcu, özlük dosyası düzenleme borcu ve işverenin eşit davranma ve diğer borçları başlıkları altında toplayabiliriz.

1) İşverenin Ücret Ödeme Borcu

Ücret ödeme borcu, işçinin iş görme borcu karşısında yer alan ve işverenin iş akdinden doğan temel borcudur. Ücret, iş akdinin kurucu unsurlarından bir tanesidir. Öte yandan ücret, işçiler için genellikle tek geçim kaynağı olduğu için anayasal güvenceye kavuşturulmuş ve “sosyal haklar” arasında yer almıştır. Ücret türleri açısından 7’ye ayrılmıştır; 1) Zamana göre ücret, 2) Parça başına veya götürü ücret, 3) Yüzde usulüne göre ücret ve bahşişler, 4) Primler, 5) İkramiyeler, 6) Aracılık ücreti, 7) İşin sonucundan pay alma.

İşçinin alacağı ücret miktarının belirlenmesi konusunda da kanun koyucu düzenleme yapıştır. Borçlar Kanununun 401. maddesine göre “İşveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ise, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.” Uygulamada taraflar arasında ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık daha çok görünüşte bir ücret belirlemeleri ancak bu ücretin aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmaması durumunda ortaya çıkmaktadır. Bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret -SGK primlerini daha az ödemek veya daha düşük vergi vermek amacıyla- bordroya yansıtılmamakta ya da çift bordro düzenlenmekte, görünüşte daha düşük -örneğin asgari ücret olarak- gösterilmektedir. Bu durumda da gerçek ücretin belirlenmesi konusunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir içtihad yaratmıştır. 9. Hukuk Dairesi’ne göre “İmzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş ve işyeri bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne alabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir”.

2) İşverenin İşçiyi Gözetme Borcu

İş akdinin niteliği gereği, iş ilişkisi içinde işveren işçiye yardımcı olmak, onun çıkarlarının zedelenmesine yol açabilecek davranışlardan kaçınmak, gördüğü iş dolayısıyla uğrayabileceği zararlara karşı gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İşverenin işçiyi gözetme borcu geniş kapsamlı bir borçtur. Bu borcun kapsamına genel olarak; işçinin kişiliğinin korunması, yaşam-sağlık ve beden bütünlüğünün korunması için gerekli önlemlerin alınması, işçiye gerekli bilgilerin verilmesi, yetkili makamlara zamanında bildirimde bulunulması, işçiye kendisini ilgilendiren bazı belgeleri inceleme olanağının tanınması vb. geniş anlamda gözetme borcunun kapsamı içinde yer alır.

3) İşverenin Eşit Davranma ve Diğer Borçları

İşverenin iş akdinden doğan bir diğer borcu eşit davranma yükümlülüğüdür. Eşitlik ilkesinin temelinde “adalet ve hakkaniyet” düşüncesi yatar. Hukukumuzda eşitlik ilkesinin pozitif dayanakları anayasanın 10. maddesi ile İş kanununun 5. maddesinde yer almıştır. Eşit işlem borcu, işverenin tüm işçilere mutlak bir biçimde eşit davranacağı anlamına gelmez. Bu borç aynı nitelikteki veya aynı ya da benzer durumdaki işçiler için söz konusudur. Yargıtay’a göre de “İşverenin, işçiler arasında, gerek objektif ve gerek sübjektif nitelikleri, pozisyon, görevin önemi, çalışma şartları vs. nedenlerle farklı ücret, prim veya sosyal hak ödemesi, eşit davranma borcuna aykırılık teşkil etmeyeceğini de kabul etmek gerekir”. İş akdinin devamı süresince işveren eşit davranma ve ayrım yapmama borcuna uygun davranmak zorundadır. Başka bir deyişle, işverenin ücret ve tüm çalışma koşullarının uygulanmasında bu ilkeye uygun davranması gerekmektedir. Eşit davranma borcuna aykırı davranışın yaptırımı olarak İş Kanununun 5. maddesinin 6. fıkrası uyarınca ” İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. İş kanununa göre işverenin eşit işlem yapma borcuna aykırı davrandığını kural olarak işçi ispat etmek zorundadır.

4) Özlük Dosyası Düzenleme Borcu

İş kanununun 75. maddesinde işverenlerin özlük dosyası düzenleme ve işçiler hakkında edindikleri bilgiler konusunda sır saklama ve bu bilgileri hukuka uygun olarak kullanma yükümlülüğü getirilmiştir. Anılan maddeye göre “İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler. İşveren bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır. İşveren, işçi hakkında edindiği bilgileri dürüstlük kuralları ve hukuka uygun olarak kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgileri açıklamamakla yükümlüdür”.

Etiketler
İbrahim Tuğ

1991 Nevşehir Doğumludur. Lise eğitimini Nevşehir’de tamamlamış, 2014 yılında Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2014 yılında İngiltere, Brighton Euro Center’da İngilizce eğitimi almıştır. 2015 yılında Ankara Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. Halen Kırıkkale Üniversitesi Kamu Hukuku alanında Yüksek Lisans yapmaktadır.