Limited Şirketin Haklı Nedenle Feshi

  • Yayınlayan: İbrahim Tuğ
  • Tarih: 02.01.2019

Limited şirketlerin haklı nedenle feshi konusu TTK m. 636’da düzenlenmiştir.Limited şirketin haklı nedenle feshi davasını açan davalıların, şirketin faaliyetini yerine getirememesi hususunda kusuru bulunmaması gerekir. Aksi takdirde açılan davanın reddi sonucunu doğurur.Ayrıca TTK m. 636/2’de düzenlenen, uzun süreden beri şirketin kanuni organlarından birinin mevcut olmaması halinde, ilk aşamada şirketin feshine karar verilmesi yerine ilgili organın mevcut hale getirilmesi için gerekli süreyi mahkemenin tanıması gerekmektedir.

 

11. Hukuk Dairesi         2015/12992 E.  ,  2017/1187 K.

 

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2014 tarih ve 2014/498-2014/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davacılarla davalı …’ın 16/12/2011 tarihinde davalı … Ltd. Şti. kurduklarını, şirketin 4 eşit paya sahip ortak tarafından kurulduğunu, şirketin kurulduğundan bu yana herhangi bir faaliyeti bulunmadığını, ortaklar arasındaki ilişkinin bitme noktasına geldiğini, davacılarla diğer ortak …’ın şirketin fesih ve tasfiyesi konusunda anlaşamadıklarını, şirketin olağan Genel Kurul toplantısını dahi gerçekleştiremediklerini, ölü bir şirket olduğunu belirterek … Ltd. Şti’nin haklı nedenlerle feshini talep etmiştir.
Davalı … vekili; şirketin çalışmamasının gerçek nedeninin bizzat davacıların isteksiz davranışı olduğunu, davalı …’ın şirketin faaliyete başlaması için elinden geleni yaptığını, şirketin faaliyette bulunmamasına davacıların sebebiyet verdiğini, ortada şirketin feshini haklı kılacak neden olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece; limited şirketlerin feshi ve tasfiyesi TTK’nın 636. maddesinde düzenlenmiş olup, somut olayda şirketinfeshi ve tasfiye nedeni olarak şirketin herhangi bir işlem yapmamasının gösterildiği, şirket defterlerinin incelenmesinde davacı olan üç ortağın kendi yükümlülüklerinde bulunan ana sermayeyi ödemediklerinin anlaşıldığı, davalı olan diğer ortağın ise ana sermaye olarak taahhüt edilen ….000,00-TL’nin 2.000,00-TL’sini ödediği, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi şirketin çalışması için gerekli olan ana sermayenin dahi davacılarca ödenmediği, Yargıtay içtihatları doğrultusunda kusurlu ortağın feshi ve tasfiye davasını açması ve bu şekilde kendi lehine sonuçlar çıkartması mümkün olmadığı, somut olayda şirket sermayesinin ödenmemesi nedeni ile çalışamamakta olup buradaki kusur davacılara ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, limited şirketin feshi ve tasfiye talebine ilişkindir.
…- Limited şirketin feshi davasında davanın şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı ve müdürünün ayrıca davalı tarafta yer alması doğru görülmediğinden, davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru değilse de davalı … yönünden davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan, bu davalı yönünden kararın onanması gerekmiştir.
2- Davacı, şirket Genel Kurulunun toplanamadığını da iddia ederek, şirketin feshini istediğine göre TTK 636/2 maddesi “Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.” hükmü değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, bu hususta değerlendirme yapılmayarak, davanın haklı sebeple fesih davası olarak değerlendirilip, davacının kusurlu olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan red kararının davalı … yönünden gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı şirket yönünden kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

İbrahim Tuğ

1991 Nevşehir Doğumludur. Lise eğitimini Nevşehir’de tamamlamış, 2014 yılında Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2014 yılında İngiltere, Brighton Euro Center’da İngilizce eğitimi almıştır. 2015 yılında Ankara Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. Halen Kırıkkale Üniversitesi Kamu Hukuku alanında Yüksek Lisans yapmaktadır.